Türkiye’de Tercümanlık mesleğimin dünü, bugünü ve yarını - II
- Hasan Kavcar
- 2 May 2022
- 2 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 14 Eki 2022
Geçmişten günümüze kadar Anadolu’da varlık göstermiş tüm uygarlıklar dilleri, örf ve adetleri, inşa ettikleri, yerleşim alanlar, şehirler, yollar, köprüler, barajlar, su kemerleri, kütüphaneler, bir arkeolojik tarih mirası olarak günümüze kadar ulaşmışlardır.
Son yıllarda olağan üstü bir arkeolojik çalışma ile ortaya çıkarılan Göbeklitepe, belki de kadim kadim Anadolu toprakları uygarlıkları tarihinin yeniden gözden geçirilmesine neden olacak, buna bağlı olarak değişik kültürel ve dil ve kültürlerin yeniden araştırılmasına ışık tutacaktır.
Roma dönemi öncesi Anadolu uygarlıkları ve antik merkezleri olan Göbeklitepe, Çatalhöyük, Troya, Alacahöyük, Hattuşa, Frigya, Kdantos, Letoon Phalesis, Sardeis, Assos, Diyma, Kaunos, Side, Efes, Beregama, Asklepion, Sagalassos,Aizzanoi, Priene, Milet, Zeugma, Afrodisias, Hierpolis, Perege Aspendos, Plaoikeia, Patara, Pisidia Antiokheia, Harran, Soğmatar, Nemrut, Ani, Kibyra ve Roma dönemi Anadolu merkezlerinin arkeolojik, kültürel açıdan Anadolu uygarlıkları kültürel birikimleri, özellikle dil çalışmaları filolojik bir öneme sahiptir.
Özellikle eski Yunan felsefecilerinin eserlerinin İbranice, Latince, Arapça başta olmak üzere başka dillere tercüme edilmeleri, Musevilik ve Hristiyanlık ve İslam dininin bölgede toplumsal, kültürel hayata etkileri sonucunda, toplumsal değişimler yaşanmış, ülke ve devler arası ilişkilerde önemli rol oynamıştır.
Gerek Mezopotamya, Eski Mısır, Yunan Truva, ülke ve devletleri arasındaki ilişikler dönemin tarihçileri, Herodot Tarihi gibi ve tercümanları aracılığı ile tarihi kayıtlara geçirilmiş, günümüze kadar gelmiştir.
Eski Yunanistan’da kurulan, Milet Oklu, Pisagorculuk, Elea Okulu, Efes Okulu, Çoğulcu Okul, Artomculuk, Sofistler, klasik Yunan felsefecileri Sokrates, Platon, Aristoteles, Helenistik Felsefe, Kuşkucular, Stoacılık, Epikürcülük, Kinizm/Sinizm, eski Yunan filozofları olan Thales, Anaximandros, Anaximenes, Pythagoras, Demokritos, Gorgias, Empedokles, Heraklitos, Parmanides, Zenon, Sokrates, Plotinos, Platon, Aristoteles gibi felsefeci ve bilim adamlarının eserleri Yunancadan değişik dillere tercüme edilmiş, başta Antik Mısır olmak üzere bir çok uygarlığa, kültürel, bilimsel, filolojik değişimde ışık tutmuştur.
Bu eserler, İslamiyet dönemi Felsefeci ve bilim adamlarına da ışık tutmuş, birçok İslam felsefeci ve bilim adamının eserlerinde bu kültürel dönüşüm açıkça görülür.
Kültürel değişimin dilbilgisi çalışmalarının gelişesine de büyük etkileri olmuştur.
Antik dönemin yaygın dilleri Yunanca, Eski Mısırca, Arapça, İbranice, Aramice, Hititça, Hurri-Urartu Dilleri, Antik Makedonca, Aramice, Asurca, dillerinin gramer yapıları belirginleştirilmiştir.
Kil tablet, papirüs, deri, bakır plaka, mezar, piramitlere yazılan metinler günümüze kadar ulaşmıştır.
Örneğin Hitit, Akad, Sümer illerinde yazılan, anlaşma, tapu senedi, mahkeme belgeler, kanun metinleri (Hamurabi Kanunları gibi) resmî belgeler günümüze kadar ulaşmış, metinler günümüz diline tercüme edilmiştir.
Anadolu’da gerek prehistorya dönemi gerek Roma dönemi gerekse Selçuklular ve Anadolu Beylikleri döneminde, kullanılan antik dillerin yanında, Zebur, Tevrat, İncil ve Kuranı Kerim gibi kutsal kitap ve metinler İbranice, Yunanca, Latince, Arapça, Aramice, Ermenice dillerine tercüme edilmiş, dini kurumlar vasıtası ile halk eğitilmiştir.
Bugün Anadolu’da bulunan kilise, havra, cami, cem evi, vakıf kayıtlarında dönemine ait çok önemli belge ve bilgiler tespit edilmiştir.
Bugün Türkiye’de kullanılan diller: Türkçe, Kürtçe (Kırmanca, Zaza’ca, Soranice), Keldanice, Süryanice (Aramca), Ermenice, Yunanca (Rumca), Nasturanice, Keldanice ve diğerleri.
Böyle zengin arkeolojik tarihe, kültüre, dil çeşitliğine sahip bir ülkede, başlangıçtan bugüne kadar olan dil eğitimi, tercümanlık eğitimi ve uygulamasını, kurum ve kuruluşlarını, akademik çalışmaları, Cumhuriyet öncesi ve sonrası olarak gelecek yazımızda inceleyeceğiz.
Comments