top of page

Türk Mitolojisindeki yaratıklar ve tasvirleri

Adil Can Kavcar

İnsan düşünsel olarak diğer canlılardan farklı olmaya başladığı andan itibaren etrafında yaşanan her olaya muhakkak bir anlam yükleme ve onu sorgulama yolunu seçti.


Deprem, sel, yıldırım düşmesi, yanardağ patlaması vb. tarzdaki tüm doğa olaylarını, havanın ısınmasını-soğumasını, ilk baharda doğanın canlanmasını, sonbaharda tekrar uyku haline geçmesini, bolluğu-kuraklığı ve daha buna benzer kendi iradesi dışında gerçekleşen birçok olayı kendinden daha yüce bir varlığın yaptığına inandı.


Dünyayı etkileyen ve kitlelerin toplu olarak inandıkları semavi dinler öncesinde yukarıda açıkladığıma uygun olarak hep farklı bir nesneyi tanrılaştırdı.


İlk çağlarda bazen güneş, bazen ateş, bazen su, bazen ise bir put (eşya) onlar için iradesi dışındaki olayları yapan güç ve dolayısı ile tapılması gereken tanrı rolündeydi.


İlerleyen çağlar ile; ilk kabileler, göçebe toplumlar ve şehir devletlerinin oluştu.


Toplumların bilinç düzeyi arttı.


Zamanla maddesel tanrı olarak gördükleri her şeyin bir noktada yetersiz kaldığını gördüler.


Güneşi bulut kapattı, ateşi su söndürdü, suyu da güneş eritti.


Bunu gören insan tanrılarını soyut bir boyuta taşıdı.


Görülen her şeyde bir kusur var ise keramet görünmeyendeydi.

Her toplumun, kültürün ve şehrin soyut tanrısı veya tanrıları oluştu.


Bu soyut kavramları insanlara açıklamanın ve benimsetmenin en uygun yolu da o varlıklar hakkında belli başlı mitler üretmekti.


Zamanla her topluluk kendi mitlerini üretti.

Böylelikle Yunan, İskandinav, Çin veya Türk mitolojisi olarak bilinen anlatımlar ortaya çıktı.

Bugün bunlardan Türk mitolojisini ve mitoloji içerisinde yer alan yaratıkları inceleyeceğiz.


Türk mitolojisi içerisinde birçok yaratılış hikayesi ve destan bulunan, tanrıları, yan tanrıları ve yaratıkları ile Asya’nın önemli bir bölümünün çok iyi bildiği bir mitolojidir.


Dünya çapında bilinen 32 yaratığa sahiptir.


Bu yaratıkların bazıları günümüzde hala çocuklara anlatılan masallar ile Anadolu Türkleri içinde popülerliğini koruyor.


Gelin şimdi bu yaratıkların bazılarını beraber inceleyelim;

Zilant (Cilan) Ejderi

- Zilant (Cilan): Ejder başlı, kuş gövdeli, tavuk bacaklı, yılan kuyruklu, köpek kulaklı olarak tasvir edilen bir yaratıktır. Yılanların efendisi olarak geçer. İnanışa göre Kazan’ın kuruluşuna yardım etmiştir. 1730’a kadar da Kazan ilinin resmi simgesiydi.

Yuxa (Yuvha) Ejderi

- Yuxa (Yuvha): Ejder kafalı, ateş püskürtebilen bir yaratıktır. 100 Yıl yaşamış her yılan inanışa göre Yuxa’ya dönüşür.


Uylak (Uylax) Cadısı

- Uylak (Uylax): Erkek ya da dişi cadı veya ruhtur. Şeytana bağlı kötü bir yaratıktır. İnsan, tazı veya kedi kılığına girerek hastalıklar yayar, hayvan telefatı yaratır ve mahsul bozulmalarına neden olur. Issız yollarda insanlara musallat olarak onları korkutur. Türkiye Türkçesindeki “Oyalamak” sözcüğü Uylak’tan türemiş bir kelimedir.


Ubir Vampiri

- Ubir: Bir çeşit vampirdir. İnsanların yaşam özleri yani kan ile beslenir. Görünüşleri insandan farklı olarak şişkin, kırmızımsı ve koyudur.


Susulu (Susona)

- Susulu (Susona): Üst gövdewsi dişi, alt kısmı ise balık olan su yaratığıdır. Türk mitolojisine göre her felaketi önceden bildiren varlıklardır. Uzun saçlı ve güzel görünüşlü yaratıklar olarak tasvir edilirler. Genellikle boğularak ölen genç kızların hayalelerdir. Ay ışığında güzel şarkılar söyleyerek genç erkekleri nehire çekip öldürmeleri ile ün salmışlardır.


- Sürale: Orman ruhudur. Tek boynuzlu, tüylü ve uzun parmaklı olarak tasvir edilir. İnsan formune bürünebilir, ayakkabılarını ters giyer. Kurbanlarını gıdıklayarak öldürür.


Mhachkay (Meçkay) Vampiri

- Orek (Örek): Büyü yolu ile tekrar canlanan bir ceset ve ölümsüz bir canlıdır. İnsan etine aç olur ve akılsızdır. Günümüzdeki filmlere konu olan zombilerin atalarıdır diyebiliriz.


- Mu Shuvuu: Keskin gagaları bulunan ve bu gagalarını peçe veya elleri ile kapatmaya çalışan, genel olarak kadına benzeyen zararlı bir kuştur. Gezginler ve yalnız avcılar için tehlikelidir.


- Mhachkay (Meçkey): Vampire benzeyen bir yaratıktır. İnsan olarak yaşarken iki kalp ve iki ruha sahiptir. İnsan formunda öldükten sonra bir kalbi durur ve bir ruhu uçmağa varırdı. Fakat diğer kalp ve ruh onu yaratığa dönüştürürdü. Bu yaratığın geceleri baykuş şeklinde uçtuklarına inanılıyordu. Gezginlere ve ormanda dolaşan insanlara saldırarak kanlarını emer ve iç organlarını yerdi. Açlıklarını kısa süreli de olsa hayvan kanı içerek de tatmin edebilirlerdi. İnsan formundaki Meçkey’in ölmesi ile onun meçkey olduğunu bilen halk yaratığa dönüşmemesi için kafasını ayrı gövdesini ayrı bir mezara gömerdi.


Osmanlı Döneminde Ahmet Şükrü Efendi’nin 1833 yılında kayda geçtiği bir Meçkey vakası vardır.


Rapora göre hayattayken halka zulmeden, hırsızlık ve tecavüz gibi eylemlerde bulunan Tekinoğlu Ahmet ve Apti Alemdar adındaki 2 yeniçeri ocağı mensubu öldükten sonra halk tarafından tekrar mezarları kazıldı. Kazılan mezardaki cesetlerin, gözlerine kan oturduğu, saçlarının ve tırnaklarının uzadığı, vücutlarının ise büyüdüğü gözlemlenmişti. Cenazeler mezarlardan çıkartıldı. Karınlarına tahta kazıklar çakıldı, kalpleri bir kazan suda kaynatıldı ve cesetlerde yakıldı.

Kormos (Körmös) Şeytanı

- Kormos (Körmöz): Yeraltı dünyasında yaşayan şeytani varlıklardır. Ruh öldükten sonra bir Kormos’a dönüşebilir. Erlik tarafından kontrol edilirler.


- İye: Semavi dinlerdeki meleklere benzerler. Sıklıkla şeytanlaştırılıp olumsuz etkileri ile efsanelere konu olmuştur. İnsanın yaşadığı alanlara dokunmaz ve saygılıdır. İye doğası gereği iyi ya da kötü olamaz. Kök Tengri tarafından insanlarla iletişim kurmak için görevlendirilmiştir. Asıl görevi budur.


- Irshi (İrşi): Peri benzeri yaratıklardır. Genellikle güzel kız görünümündedirler. Büyülü güçlrti vardır. Genç kanatlı, uzun, meleksi ve güzel varlıklardır. Yalan söylemezler.


Hortdan (Hortlak)
Erbörü

- Hortdan (Hortlak): Ölülerin mezardan yükselen dertli ruhlarıdır. Bazı hortlaklar görünmezlik ve hayvana dönüşme özelliklerine sahiptir. Ölümsüzlerdir.


- Erbörü: Kurt adam benzeri yaratıktır. Başka bir kurt adam tarafından ısırılma veya darbe alma vasıtasıyla insan-kurt karışımı hibrit bir yaratığa dönüşür.


- Erbüke: Şahmaran benzeri bir yaratıktır. Belden yukarısı erkek, belden aşağısı ise yılan formundadır. Bilge ve iyi huyludur. Yılanların kralı olarak kabul edilir.


- Çor: Cin benzeri varlıktır. Görünmezdir. Ağaç ve harabeler gibi yerlerde yaşarlar. İnsanlar gibi iyi ve kötü olabilirler. Özgür iradeleri vardır. İnsanların bazı ruhsal bozukluklarının sebebi olarak gösterilir. Türklerin çoğunluğunun İslam’ı kabulünden sonra yerini cinler almıştır. Çor’ların başına Chorabash adı verilmiştir.


- Chesma İyesi (Çeşme İyesi): Kuyu veya çeşmelerde pusuya yatmış, gençleri ölüme sürükleyen kedi şeklindeki ruhtur. Kıskanç eğilimleri vardır ve tehlikelidir. İnsan, balık veya peri şekline bürünebilirler.

Çor Cini

- Chak: Bir çeşit şeytandır. Genellikle bataklık kenarlarında, söğüt ağacının üzerinde veya yanında dururken resmedildi.


- Bichura (Biçura): Bir çeşit ev ruhudur. Kedi ve köpek görünümüne girebilir. Kırmızı elbiseler giyer. Her evde bir biçura olduğuna inanılır. Yaklaşan bir tehlike olduğunda inlediği veya uluduğuna inanılır. Biçura mutsuz olduğunda ev halkını da huzursuz edebilir. Soba arkasında veya mahzende yaşar.


- Basty (Basdı): İnsanlar uyurken göğüslerine binen, kötü rüyalar gösteren bir yaratıktır. Karabasana benzer. Diğer formları gece boyunca uçabilir, at binebilir ve suyun üzerinde yürüyebilmektedir. Bazen güzel kadın kılığına girerek genç erkeklere şehvet ile işkence edebilir ve öldürebilir. Uyuyanların odasına genellikle anahtar deliklerinden girerler.


- Azmych: Gezginleri yolundan saptıran, onları amaçsızca etrafta döndüren bir çeşit yol ruhudur.


- Ardow (Su İyesi): Bedensiz, cisimsiz, soyut bir su ruhudur. Öfkelenirse barajları, su değirmenlerini yıkar, insan ve hayvanları boğar. Gölet ve nehirlerde yaşarlar.


- Arbogha: Boğa benzeri bir yaratıktır. Yarı insan ve yarı boğa formundadır. Vahşi ve tehlikeli canlılardır.


- Archura (Arçura): Vahşi hayvanları ve ormanı koruyan, şekil değiştirebilen bir orman ruhudur. Genellikle erkek olarak görünür. Canlı otlardan saç ve sakalları vardır. Kuyruk, boynuz ve toynaklı olarak tasvir edilebilir. Bu yaratıkların bozkurt ile yakın bir bağı vardır. Hayvanları korumakla beraber göç edecekleri zamanı da hayvanlara bildirdiğine inanılır. Korkunç çığlıkları vardır. İnsan sesini taklit edebilirler.

Basty (Karabasan)

- Al Basty (Albastı): Albastılar çoğunlukla kötü insanları ziyaret eder ve onları cezalandırır. Albastının ziyaret ettiği insanlar sabah yüksek ateşle, terlemiş ve bitkin şekilde uyanırlar.


- Abada (Ebede): Masum bir orman ruhudur. Doğası gereği iyelere benzemektedir. Ormandaki kuşları, ağaçları ve hayvanları korur. Yeşil saçlı, uzun yeşil sakallı, sopa veya kırbaç taşıyan bir insan formunda görünür.



Comments


İletişim

Gönderini aldım, teşekkür ederim.

Sitenin tüm hakları Akdeniz Dergi'ye aittir.

bottom of page