top of page

İlk Türk Uçağı, ne zaman yapıldı? Kim Yaptı?

  • Yazarın fotoğrafı: İsmail YAVUZ
    İsmail YAVUZ
  • 4 Haz 2023
  • 8 dakikada okunur

Günümüzde henüz birçok kişinin cevabını tam bilemediği bir sorudur, "İlk Türk Uçağı ne zaman yapıldı”. Biraz konu hakkında okuyanların genelde cevabı 1930 veya 1950 olur, yapıldığı yer ise Kayseri veya Etimesgut olarak söylenir.


Bu sorunun gerçek cevabı 1924, yapıldığı yer Seydiköy (Gaziemir-İzmir) Hava Meydanı’dır. Türkiye’de ilk Türk uçağını yapan kişi ise hayatını havacılık bilimine adamış Vecihi HÜRKUŞ’tur.


Kurtuluş savaşı sonrası İzmir Seydiköy'de açılan Tayyareci Okulunda (uçuş okulu) yeni havacıların eğitimlerine başlanmıştı. Savaşta çekilen yoklukların giderilmesi amacıyla havacılığı millileştirme düşünceleri doğmuştu. 1923 yılında Kahraman Şehit Pilotlarımızdan Yüzbaşı Fazıl’ın komutanlığını yaptığı kara ve deniz okulunda Vecihi Hürkuş, uçuş öğretmenliğinden başka fen işleri ile de uğraşmaktaydı. O Birinci Dünya ve Kurtuluş Savaşında Fransız, İtalyan, İngiliz ve Alman değişik marka ve modelde uçaklarında uçmuş, gerektiğinde tamirlerinde bulunmuş ve test uçuşları yapmıştı. Özellikle Kurtuluş Savaşında çekilen malzeme sıkıntısı ve yokluklar onda neden kendi uçağımızın olmadığı sorusunu uyandırmıştır. Yaratıcı özelliğiyle uçak tasarımları yapmış, projelendirmiş ve girişimci ruhuyla da bu rüyasını hayata geçirerek ilk Türk uçağını yapmıştır.


14 Haziran 1923’te, henüz Cumhuriyet ilan edilmeden Vecihi, altıncı projesi olan Vecihi K-VI uçağının teknik çizimlerini tamamlamış ve Hava Kuvvetleri Müfettişi Albay Muzaffer Beye uçak yapma projesini sunmuştur. Proje tetkik ettirilmiş ve uçağın yapımına onay verilmiştir. Tasarım kriterleri olarak proje üç nokta belirlenmiştir. Bu maddeler şöyledir:


- Uçağın taşıma ve monte işlemini en az zamanda en az el işi ile mümkün kılmak.


- Uçak keşif maksadına göre hazırlanmakta olduğu halde, süratini 200 kilometre üstüne çıkarmak ve tırmanma kabiliyetini yüksek tutmak.


- Müdafaa silahlarının kolaylıkla kullanılması için görüş vasfını yükseltmek ve bir avcı tayyaresi yüksek manevra kabiliyetini temin etmek ve harekâtı kolaylaştırmak.


Kısıtlı bir bütçe ile yapılan Vecihi K-VI Eğitim ve Keşif uçak projesi, Türk havacılığı için çok önemli bir adımdı. Tasarım için oluşturulan kriterler, yıllarca süren savaşlardan yeni çıkmış altyapısı nerede ise yok olmuş bir ülkede bu proje, dünya havacılığına adeta bir meydan okumaydı. Çünkü süratin o zamanın en üst seviyesinde olması, en kısa zamanda uçağın monte edilmesi, pilot görüş açısının çok iyi olması gibi kavramlar günümüzde bir uçak tasarım karakteristiğinde rol oynayan önemli kriterlerdir.


Hürkuş, arkadaşları ile birlikte Halkapınar Tayyare Onarım Atölyesinde uçağını yapmaya başlarlar. Motoru Kurtuluş Savaşında ele geçirilen Yunan uçaklarından alınmış, bakımı yapılarak uçağa uygun duruma getirilmiştir. Gövdesi, kanatları ile diğer tüm parçaları için yerli kereste, demir profil (ince saç levha) ve bez gibi malzemeler kullanılmıştır. Kanatlar tahta iskelet ve üzerine bez ile kaplanmıştır. O zaman ki teknolojiye göre bezin gerilmesi ve sertleştirme içinde üstüne emayit adı verilen bir tür cila kullanılmıştır. Bu uçak yapısı o günün yapım standart’ında idi. En önemli konulardan biri ise uçakta yerli imalat parçaları kullanımıdır.


Dünya havacılığı henüz teknik ve bilimsel araştırmalar devresinde ve av uçaklarında sürat 200 ile 220 km iken, Vecihi K-VI’nın sürati 207 km olarak görülmüştü. Motoru, Benz marka 6 silindir su soğutmalı 200 BG gücünde idi. Uçağın tam yük kalkış ağırlığı ise 1270 kilogram olarak hesaplanmıştı.


O tarihte yapılan benzerleri ile karşılaştırıldığında Vechi K-VI’nın üstün teknik özellikleri ile öne çıkan bir uçak olduğu ortadadır. Örneğin Türkiye’nin 1924 yılında Fransa’dan aldığı Avions Caudron C.59 tipindeki uçağın motoru 80 BG. gücünde, hızı 180 KM. ve tam yük kalkış ağırlığı 890 kilogramdı.


Vecihi ve arkadaşları, 1924 yılında yaptıkları uçak ile genç Türkiye’nin Dünya havacılığından hiçte geri olmadıklarını ispatlamışlardır. Vecihi K-VI uçağı, 14 ayda tüm montajı tamamlanarak uçar duruma getirilmiştir. Halkapınar’dan Seydiköy Hava Meydanına taşınmış, motor ve taksi testleri yapılarak uçabilir duruma getirilmiştir.


Uçağın test uçuş müsaadesi ve uçabilirlik sertifikası için bir teknik heyet oluşturulmuştur. Ancak o zamanki teknik heyetin içerisinde mühendis ve kontrol edecek seviyede tecrübeli ve bilgili teknik personel olmadığından uçuş müsaadesi verilememiştir.


Bu durumda Vecihi Hürkuş, 28 Ocak 1925 tarihinde Vecihi K-VI uçağı ile pazar günü saat 15.00 da tecrübe uçuşunu 15 dakika havada kalarak gerçekleştirmiş ve emniyetli bir şekilde yere inmiştir.


“Her şey tamam, saat 15.00, belki birkaç dakika daha geç, motorum çalışıyor, yerdeki bu ısınma zamanında kum çuvalı rasıt(akada uçan silahçı) yerine bağlanırken ben de son bir defa daha tayyarenin her noktasını geçiriyorum: Kanatlarım, dümenlerim, teller ve emniyetler hepsi iyi, ben de pilot mahallindeyim. Kumanda vasıtaları rahat ve hassasiyetle oynak, motörümün son kontrolünde, devir saati ibresinin gösterdiği 1420 rakamında öyle tatlı ve tanınan bir ahenk var ki inancıma kuvvetli bir mesnet idi. Etrafıma baktım, meydan sessizlik içinde Ekrem’in yüzüne baktım o sevinç içinde gülüyordu. Benim sözümü beklemeden eğildi, tekerleklerin önlerindeki takozları çekti ve sonra koşarak yanıma sıçradı. ‘Beni de al hocam’ dedi. Fakat bu isteği yerine getiremezdim. Çünkü yeni bir tipin ilk tecrübesini yapıyordum, bu aynı zamanda beynelmilel bir teamül, (uluslar arası havacılık kuralı) bir mecburiyetti.


Kısa bir rule (uçağın yürümesi) ile meydanın uçuş sahasına dahil olduktan sonra rüzgar istikametine dönmüş ve gün şiddetle esen şimal(kuzey) rüzgarına karşı motörümü doldurmuştum. Belki heyecanım vardı, fakat sevinçten hiç bir şey hissetmeden kuşumun ayaklarının yerden kesildiğini anladım.


Şimdi boşlukta, uçuyorum berrak semasında, kendi kafamla, kendi ellerimle yaptığım kanatla üzerindeydim. Sürat her an biraz daha fazla; 100, 120, 150, 180 kilometrelere yükselirken tayyarem tok ve hırçın tırmanışında devam ediyordu. O anki duygularım; bu sürat bizde mevcut tayyarelerin hiç birinde yok. Muvazene dümenlerimi; evvela hafif sonra sert, ve daha çok sert olmak üzere birçok kez tecrübe ediyorum. Hassasiyet çok iyi, diğer kumanda vasıfları üzerinde ayrı ayrı muhtelif tesirlerle tekrar tekrar yaptığım tecrübelerim inancıma büyük kuvvet katıyor. Evvela sola dönüş, sonra sağa, daha sonra devamlı dönüşlerim tayyaremin itaatinin tam olduğunu doğruluyordu. Bu tecrübelerden sonra devam eden uçuşumda büyük bir zevk vardı. Uzun zaman kullanılmış bir tayyarede uçuyor gibi idim. Bu arada yaptığım sürat tecrübeleri de tasarladığım projemin limitlerini tam olarak tahakkuk ettirmişti. 15 dakika devam eden uçuştan sonra inişe geçtim, bu tatbikatta normal bir tayyarenin hassasiyeti ile neticelendikten sonra etrafımı saran arkadaşlarımın omuzları üzerinde kendimi buldum.”


Bu uçuş, Türk havacılık tarihinde yerli yapım uçak ile gerçekleştirilen ilk tecrübe uçuşudur. Uçuş, 15 dakikadır çünkü ilk tecrübe uçuşu 15 dakika olmak zorundadır. Test Pilotu tek kişidir, arka pilot mahalline olarak 60 kilo ağırlığında kum çuvalı konmuştur. Bu işlemler bize Test uçuşunun uluslararası standartlarda yapıldığını göstermektedir.


Vecihi Hürkuş, izin almadan uçtuğu gerekçesi ile beraber yola çıktığı uçağının yapımı için müsaadesini ve yetkisini aldığı kişi tarafından cezalandırılır. Oysa çaresizlik içerisinde bırakılmıştır. Hakkında alınan bu yanlış karar neticesinde Vecihi, Hava Kuvvetlerinden istifa eder ve Türk Hava Kurumuna katılır. Onun Gaziemir’den ayrılması ile uçak kullanılamaz duruma gelmiştir.


Türk Hava Kurumu Vecihi K-VI uçağını, bağış toplama faaliyetlerinde kullanmak ve halka havacılık sevgisini aşılamak amacı ile resmi olarak istemiştir. Fakat uçak hiçbir zaman Türk Hava Kurumu kullanımına verilmemiştir.


İşte, bugünlerde TUSAŞ, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. Fabrikasında özgün proje olarak geliştirilen, Türk mühendis ve teknisyeninin tasarladığı ve imal ettiği eğitim uçağımızın “HÜRKUŞ” ismi ilk Türk uçağını tasarlayan, imal eden ve test uçuşu yapan Vecihi HÜRKUŞ ’tan gelmektedir.


Uçak planları

"VECİHİ K-VI” İlk Türk Uçağı Teknik Çizimi (Gönül Hürkuş arşivi)


VECİHİ K-VI Uçağının Teknik Özellikleri;

Tayyare Tipi

Vecihi K-VI Eğitim ve Keşif Uçağı

Motor

Benz marka, 6 Silindirli su soğutmalı, 200 BG Ebatları

Ebatları

Tam Genişlik

11,700 metre

Tam Uzunluk

7,610 metre

Tam Yükseklik

3,00 metre

Kanat Taşıma Sathı

31,800 metrekare

Ağırlıkları

Boş Ağırlık

830 kilogram

Mürettebat

160 kilogram (iki kişilik)

Akaryakıt

200 kilogram

Tam Uçuş Ağırlığı

1270 kilogram

Kanada Düşen Ağırlık

40 kilogram/m

Motor Kuvvete Düşen Ağırlık

7,70 kilogram/B.G.

Diğer Teknik Özellikler

En Yüksek Sürati

207 kilometre/saat

Seyahar Sürati

188 kilometre/saat

Askı Sürati

83 kilometre/saat

Pervane Çapı

2850 milimetre

Pervane Hatvesi

2740 milimetre


İlk Türk Uçağı 1925 yılı

“VECİHİ K-VI” İlk Türk Uçağı 1925 (Gönül Hürkuş arşivi)



İlk Türk Uçağı 1924

“VECİHİ K-VI” İlk Türk Uçağı 1924 (Gönül Hürkuş arşivi)



İlk Türk Uçağı 1925

“VECİHİ K-VI” İlk Türk Uçağı 1925 (Gönül Hürkuş arşivi)


28 Ocak 1925 tarihinde ilk ve tek test uçuşu Vecihi Hürkuş tarafından yapılmış,15 dakika havada kalmış ve emniyetli olarak yere inmiştir. (Fotoğrafta başarılı uçuştan sonra kurban kesildiği görülmektedir.)



İlk Türk Uçağı 1924

“VECİHİ K-VI” İlk Türk Uçağı 1924 (Gönül Hürkuş arşivi)



Türk hava kurumu amblemi

Vecihi K-VI Uçağı, Vecihi Hürkuş tarafından 1925 yılında Türk Hava Kurumu amblemi olarak çizilmiştir. Amblemin içinde bulunan harfler T.T.C (Türk Tayyare Cemiyeti) anlamına gelmektedir. (Gönül Hürkuş arşivi)



Kadıköy vecihi tayyare fabrikası

Vecihi XIV, Vecihi XV, Vecihi XVI Uçakları (Gönül Hürkuş arşivi)

Kadıköy Vecihi Tayyare İnşaa Fabrikası ve Vecihi Sivil Tayyare Mektebi


Türk Havacılığına adanmış bir ömür; Vecihi HÜRKUŞ


Kurtuluş Savaşımızın Kahraman pilotlarından Vecihi Hürkuş (1896–16.07.1969), İstanbul'da doğmuştur. Bebek'te İlkokulu, Üsküdar Paşa kapısı İdadi'sinde okumuş ve sanata olan yeteneğinden Tophane Sanat Okulu'nu bitirmiştir.



Vecihi Hürkuş

Vecihi Hürkuş (1896 – 16.07.1969)

Türk Havacılığının! Çalışmak için çırpınan bir hizmetkârı!..


1914 yılında Türk havacılığının büyüklüğünü göstermek için İstanbul’dan Kahire’ye yapılan uçuşta Fethi, Nuri ve Sadık Beylerin şehit olmalarından çok etkilenmiştir. Türk havacılığını yükseltmek amacı ile havacı olmaya karar vermiştir. Yeşilyurt Tayyare (uçak) Makinist Mektebi'nden 1915 yılında mezun olmuştur. Uçak makinisti olarak Birinci Dünya Savaşı'nda Bağdat cephesine tayin edilmiştir. 2 Şubat 1916 tarihinde tecrübe uçuşunda uçak kazasında yaralanarak İstanbul'a dönmüştür. Geçirdiği kazaya rağmen Tayyareci (pilot) olmaya karar vermiş ve müracaatını yapmıştır. Bu karar onu tam elli yıl göklere bağlamıştır. Yeşilköy'deki Tayyareci Mektebi'ne girmiş, 15 Kasım 1916 tarihinde tayyarecilik tahsilini bitirmiş ve Pilot diplomasını almıştır. 1917 yılında Kafkas Cephesi 7.Tayyare Bölüğü'ne atanmıştır. Kafkas Cephesi'nde Rus uçağı düşürerek ilk uçak düşüren tayyareci olmuştur. 8 Ekim 1917 günü Erzincan’da bulunan Rus karargâhını bombaladıktan sonra hava savaşında kendisi yaralanmış, uçağı vurulmuş ve Ruslara esir olmuştur. 1918 yılında Hazar denizinde Nargin adasından kaçmış ve İstanbul’a dönmüştür. İstanbul’un işgalinde Kuvva-i Hava-iyeci arkadaşları ile birlikte 7 Haziran 1920 de Anadolu’ya 3 uçak kaçırmaya çalışmışlar fakat uçakların yetersiz bakımlarından dolayı başarılı olamamışlardır. Bunun üzerine altı Tayyareci arkadaşı ile birlikte gizlice esaretten dönen askerlerin arasında Harem'den kalkan bir gemiyle Mudanya'ya, oradan Bursa ve Eskişehir üzerinden Konya’da bulunan Hava Bölüğüne katılmıştır.



Bursa’ya geçen ilk havacılarımız; Tayyareci Şakir Hazım ve Eşi, Tayyareci Hayrettin, Tayyareci Vecihi, Ser Makinist Eşref, Tayyareci Kazım (Şehit), Tayyareci İhya (Şehit)

Bursa’ya geçen ilk havacılarımız; Tayyareci Şakir Hazım ve Eşi, Tayyareci Hayrettin, Tayyareci Vecihi, Ser Makinist Eşref, Tayyareci Kazım (Şehit), Tayyareci İhya (Şehit)


I.İnönü, II. İnönü ve Sakarya savaşlarında Tayyareci Fazıl ile birlikte çok önemli keşif görevlerinde bulunmuştur. I. İnönü savaşlarında yaptığı keşif uçuşunda yunan ordusunun geri çekildiğini Batı Cephesi Kumandanı İsmet İnönü’ye rapor ederek Türk ordusunun hücuma geçmesini sağlamış ve “Türk Ulusu’nun makûs (kötü) tarihinin” değişmesinde büyük katkıda bulunmuştur. TBMM'den üç defa takdirname alarak kırmızı şeritli İstiklal Madalyası kazanmıştır. Kurtuluş Savaşı sonrası Hava Kuvvetlerinden istifa eder ve İzmir’den Ankara'ya giderek henüz kurulmakta olan Türk Tayyare Cemiyeti'ne (Türk Hava Kurumu) katılmıştır. Türk Hava Kurumunun kurucu beş üyesinden biridir. Burada Baş pilotluk ve Fen Şubesini organize etme görevlerinde bulunmuştur. Amacı, Gazi Mustafa Kemal'in "İstikbal Göklerdedir" yönergesiyle havacı bir kuşak yetiştirmek için bir okul açmak, milli bir hava sanayi kurulmasına katkıda bulunmaktır.


Tayyareci Vecihi olarak bilinen Hürkuş, 1930–1935 yıllarında Kadıköy’de Vecihi Tayyare İnşaa Fabrikasını kurmuş, Vecihi XIV, Vecihi XV, Vecihi XVI uçaklarını ve birde Su kızağı kendi tasarımlarını, imal etmiştir. 1932 yılında yaptığı uçaklarla Vecihi Sivil Tayyare Mektebi’ni kurmuş ve pilotlar yetiştirmiştir. 1935 yılında Atatürk’ün “Vecihi’den istifade edin” direktifi üzerine Türk Hava Kurumu Başkanı Fuat Bulca tarafından Ankara çağırılmış ve Türk Kuşu’nu kurma görevi verilmiştir. THK Türk Kuşu, Vecihi Hürkuş tarafından kurulmuştur.


1937 yılında THK tarafından Almanya’da Weimar Mühendislik Okuluna gönderilmiştir. İhtisas sınıfında eğitime başlatılmış ve bir buçuk yıl sonra mezun olarak 1939'da Uçak Makine Mühendisliği diplomasını almıştır. Atatürk’ün ölmesi neticesi ile THK kadrosu değişmiş ve Almanya’dan dönen Vecihi Hürkuş, hiçbir teknik imkân olamayan THK Van Şubesine tayin edilmiştir. Bunu üzerine çok sevdiği THK’dan istifa etmek zorunda kalmıştır. Havacılıktan uzak duramayan Hürkuş, kızı Gönül Hürkuş ile 1942 de ilk havacılık dergisi olan Kanatlılar Dergisi’ni çıkarmıştır. 1954 İlk Sivil Hava Yolu olan Hürkuş Hava Yolları’nı kurmuştur.


Hayatını havacılığa adayan Vecihi, yaşamının yaklaşık 30.000 saatten fazlasını havada geçirmiştir. Uluslar Arası Havacılık Organizasyonu (ICAO) tarafından Dünyada pilotluğu 50 yılı aşan ilk Türk pilot olarak ödüllendirilmiştir. Hürkuş, 1916–1967 yılları arasında, toplam 102 ayrı model uçak kullanan ve hayatında 30.000 saatini havada geçiren tek pilottur. 16 Temmuz 1969 Türk Hava Kurumu tarihini yazarken hayata gözlerini yummuştur.


Tayyareci Vecihi HÜRKUŞ’un İlkleri :


- Kafkas Cephesi’nde İlk Türk Hava zaferi, 1917

- İstiklal Savaşı’nda ilk hava zaferi, Alaşehir,15.08.1920

- İstiklal Savaşı’nın son uçuşu, Seydiköy Havaalanı, İzmir, 14.09.1922

- İlk Türk Uçağı imalatı “VECİHİ K-VI”, Halkapınar, 1924

- İlk Türk Uçağı “VECİHİ K-VI” test uçuşu, Gaziemir, 28 Ocak 1925

- Türk Tayyare Cemiyeti (THK) Kurucu üyesi, Baş Pilotu, 1925

- İlk Türk Sivil Uçağı “VECİHİ XIV” Halk ve basın önünde ilk uçuşu 16 Eylül 1930

- Vecihi Faham Tayyare İnşaa Fabrikası, 23 Şubat 1932

- Vecihi Sivil Tayyare Mektebi, 21 Nisan 1932

- “VECİHİ XV”, “VECİHİ XVI” uçaklarının imalatı, 1933

- Türk Hava Kurumu, Türk Kuşu Kurucusu, 1935

- İlk Havacılık Dergisi, Kanatlılar, 1942

- İlk Sivil Hava Yolu, Hürkuş Hava Yolları, 1954

- Hayatında 102 değişik tipte uçakla 30.000 saat havada.



İsmail YAVUZ

Uçak Bakım ve Mekanik Sistemler Öğretmeni

TUSAŞ (TAI) Turkish Aerospace Industries Inc.[2007- 2022]

|Ms.A.| Türkiye Cumhuriyeti Tarihi

"Mustafa Kemal'in Uçakları" Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 14.baskı, sayfa 11-23 ve 45-79

Tübitak, Bilim ve Teknik Dergisi, Eylül 2012, Sayı 538, Kapak ve sayfa 24-27

Bu yazı Akdeniz Dergi'de İsmail YAVUZ'un izni ile 04.06.2023 tarihinde yayınlanmıştır.


Comments


İletişim

Gönderini aldım, teşekkür ederim.

Sitenin tüm hakları Akdeniz Dergi'ye aittir.

bottom of page