top of page

Greskovich’in Raporlarıyla Büyük İzmir Yangını

  • Yazarın fotoğrafı: Adil Can Kavcar
    Adil Can Kavcar
  • 21 Nis 2022
  • 4 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 14 Eki 2022

Büyük İzmir yangını, faillerinin 1922’den bu yana bulunamadığı İzmir’in başına gelen en büyük trajedilerden birisiydi.


Basmane taraflarında Ermenilerin daha yoğunlukta olduğu mahallelerde birçok noktadan büyük patlamalar ile başlayan yangın, ters rüzgârın etkisi ile 2 milyon 600 bin metrekare gibi bir alana yayıldı.


25.000’den fazla ev ve işyeri yok oldu.


13 Eylül’de başlayan yangın ancak dört gün sonra söndürülebildi.


Yangın sonrası sayısız soruşturmalar açıldı ve günümüze kadar birçok komplo teorisi türetildi.


Üzerinde en çok durulan üç teori vardı.


Bunlardan birincisi 1917’de Türkler tarafından çıkarıldığını düşünülen büyük Atina yangına misilleme olarak, yangının kaçarken Yunanlılar tarafından çıkarılmasıydı.


İkincisi ise yangının İzmir’e giren Türk ordusu tarafından Sakallı Nurettin Paşa önderliğinde gayrimüslimleri bertaraf etmek için başlatıldığıydı.


Bu iddia filmlere bile konu oldu.


En son 2010 yılında Tom Hanks ve Steven Spielberg tarafından çekilen “The Pasific” isimli dizide İzmir’in İstiklal Ordusu tarafından yakıldığı iftirası bile atıldı.


Ülkemizde oldukça tepki topladı.


Fakat buna rağmen bazı sözde aydın (!) geçinen vatandaşlarımız herhangi bir bilgi veya belgeye dayanmayan bu tezi film üzerinden doğrulama yolunu seçti.


Üçüncü teori ve bu yazıya konu olacak husus ile hayli ilginçti.


Bu teze göre yangın, Basmane tarafında Ermeni çetelere ait olan büyük silah-mühimmat depolarının ve bazı ganimetlerin, Türk ordusunun eline geçmesini engellemeye çalışan Ermeni çeteleler tarafından çıkarılmıştı.


Üstelik bu tezi destekleyen dönemin Avusturya asıllı İzmir İtfaiye Müdürü Paul Greskovich’in raporları hiç de göz ardı edilecek gibi değildi.


(Paul Greskovich yangın sırasında İzmir İtfaiye müdürüdür. Ancak Osmanlı Devleti’nin bir görevlisi sanılmasın. İzmir’in Hıristiyan kesimini sigorta eden Batılı Sigorta Şirketleri Konsorsiyumu’nun kurduğu İtfaiye teşkilatının müdürüdür. (1) )


Yangın sonrasında Greskovich hazırladığı 23 sayfalık raporu İstanbul işgal kuvvetleri komutanlarından Amiral Bristol’e verdi.


Raporlar 1986 yılına kadar ABD kongre Kütüphanesi Amiral Bristol Koleksiyonu evrakları arasında bekledi.


1986 yılında bu evrakları oradan Prof. Dr. Türkkaya Ataöv kendi çabaları ile çıkardı.


Türkkaya Ataöv daha sonra bu evrakları birçok dile çevrilen “Ermeni Belge Düzmeceliği” kitabında yayınladı.


Bu sayede dünya kamuoyu ilk kez raporlardan haberdar oldu.


Ayrıca Greskovic’in raporunu İtfaiye Komisyonu Kâtibi Mösyö Zakmesir’in söylemleri ve yangın esnasında İzmir’de bulunan Amerikalı mühendis Mark Prestiss’in ülkesine döndükten sonra hazırladığı raporda destekliyordu.


Greskovich’in raporuna göre olaylar nasıl gelişti?


Özellikle 9 Eylül’de Türk Ordusu’nun İzmir’e girmesi ile gayrimüslimlerde ciddi bir telaş vardı.

Daha önceden İzmir’in çeşitli bölgelerine konuşlandığı bilinen birçok çetenin temizlenmesi Türk Ordusu’nun tüm şehri kontrol altına almasını geciktiriyordu.


Şehrin bazı noktalarında ve mahalle aralarında adeta gerilla savaşı tarzı çatışmalar yaşanıyordu.


Bu esnada Greskovich’in raporlarına göre bazı Yunan subaylar ve askerler “Biz İzmir’i Türklere bırakmak zorunda kalırsak yakacağız, yıkacağız.” (2) gibi söylemlerde bulunmaktan çekinmiyorlardı.


(Aslında 30 Ağustos’ta gerçekleşen büyük taarruzda bozguna uğrayan Yunan Ordusu’nun çekilirken insanlığa sığmayacak şekilde şehirleri yakıp, halkı katlettiği gerçeği bile Greskovich’in raporunda yazan yukarıdaki ibarenin doğruluğunun bir kanıtı olabilir.)


Ayrıca Greskovich, 12 Eylül sabahı İtfaiye Komisyonu Kâtibi Mösyö Zakmesir’in “Gece yarısı Buca’ya iki trenin geldiğini ve bütün İngiliz ailelerinin gemiye bindirilerek İzmir’den nakledildiklerini” söylediğini belirtmiş ve “Anladım ki İzmir’in başına tarifi imkânsız büyük bir felaket gelecek” dediğini de raporlarına eklemişti. (2)


11 ve 12 Eylül 1922 tarihlerinde ise Ermeniler yüksek binaların çatılarından birbirileri ile haberleşmeye başlamıştı.


Bunu fark eden Greskovich, “3 gün zarfında, Ermeni mahallesinden Tepecik Mahallesi’ne kadar çıkan yangınlarda gözlemlediklerim, itfaiyenin 30 senelik istatistik cetvelinde görülmemiştir. Türk ordusunun İzmir’e girdiği günden büyük yangının başladığı güne kadar geçen 3 günde Ayavukla, Ayakostanitno ve Ermeni mahallesinde 15 yangın çıktı.” (2)


Yani aslında 13 Eylül’e kadar yangın çıkarma faaliyetleri Ermeni çeteleri tarafından sürekli olarak devam etmişti.


Greskovich’de 18 yılını İzmir’de bu görevde harcamış biri olarak 3 mahallede bu kadar fazla yangının bu kadar kısa zamanda çıkmasına anlam veremiyordu.


Ayrıca yangınlara müdahale etmek için giden ekipleri bu çeteler tüfek ateşine tutuyor ve üzerlerine bomba atıyorlardı.


Durum o kadar vahim bir hal almıştı ki artık iki farklı gayrimüslim grup birbirine düşman olur hale gelmişti.


Yangınlardan illallah eden Rum mahallesi sakinleri Ermeni çetelerine beddua ediyordu.

Durumun daha da vahim bir hal alacağını anlayan Greskovich en azından önden önlem alabilmek adına İtfaiye Müdürü Mösyö Bon’a ricacı olarak İtfaiye meclisini toplattı.


Kendisine büyük bir yangın için gerekli olacak teçhizatlar temin edildi.


Tarihler 13 Eylül’ü gösterdiğinde ise Basmane civarında daha önceki yangınlardan farklı olarak şiddetli patlamalar duyuldu.


Birden çok noktada gerçekleşen bu patlamaların etkisi ve sert rüzgarlar ile yangın kısa sürede büyüdü.


Bütün şehri etkisi altına aldı.


Toplamda dört gün süren yangın sonrası şehir adeta bir harabeye dönmüştü.


Yangın sonrasında 1. Kolordu Komutanı Tuğgeneral İzzettin Paşa’nın tuttuğu istihbarat raporuna göre, “Yangında 8 mahalle tamamen, 7 mahalle ve bölgenin kısmen yandığı, tahminen 20-25 bin ev, dükkân ve mağazanın yandığı kaydedildi. Yangının sahil boyunca uzunluğu 3.200 metre, denizden derinliği 5.000 metre” olarak aktarıldı. (2)


Ayrıca tüm bu yaşanan hadiseler ve Greskovich’in raporunda yer alan ibareleri, Amerikalı Endüstri Mühendisi Mark Prentiss’in raporu da destekliyor. (Bu raporlara da Prof. Dr. Türkkaya Ataöv sayesinde doğru düzgün erişilebilmiştir.)


Greskovich raporunu Prentiss’in raporunun doğrulaması


Prentiss’in raporuna göre İzmir’in Türkler tarafından yakılması akla mantığa sığmayan bir tezdi.


Raporda özetle, Türklerin ihtiyaç duyduğu birçok kaynağın bulunduğu bir şehri yakması hiçte olağan bir olay olmadığı, ayrıca özellikle Ermeni ve Yunanlıların şehrin düşmesi halinde ganimetlerini Türklere bırakmak yerine yakacaklarına dair yemin ettiklerini açıkça belirtmişti.


Prentiss ayrıca raporunda Greskovich için “güvenilir biri” olarak söz ediyor ve Türk Ordusunun İzmir’e yaklaşması ile yangın olaylarının anormal biçimde arttığını gözlemlediğini söylüyordu.


Yangın esnasında Greskovich ve örgütünün yangını söndürme konusunda yetersiz kaldığını da belirtiyor ve yangının iyice kontrolden çıktığını söylüyordu.


Bu esnada bazı Ermeni çete üyelerinin yangını söndürmek için çabalayan Türk askerine de ateş ettiğini aktarıyordu.


Ayrıca bu bilgileri sadece raporunda belirtmeyip New York Times’a gönderdiği makalelerinde de açıkça yazıyordu.


Bütün bu raporlar ve söylemler özetle Büyük İzmir Yangınının Ermeni çeteler tarafından çıkarıldığı tezini destekliyor.


Fakat günümüze kadar büyük bir sır perdesi olarak kalan bu olay için yine de net bir hüküm vermek çok zor.


Biz bu yazımızda olayı Paul Greskovich, Mösyö Bon ve Mark Prentiss’in gözünden değerlendirmiş olduk.


Bu hadiseden çıkarılacak bazı sonuçlar:


1- Ülkemizde o dönemde gördüklerini raporlama kültürünün olmayışından ötürü bizi destekleyen raporların bile gayrimüslimlerden temin edildiği


2- Yine ülkemizde arşiv ve belge saklama kültürünün olmayışı sebebi ile orijinali Osmanlıca olan raporun bile 1980’e kadar İngilizler tarafından muhafaza edilmesi


3- Tek bir kişi olarak mücadele eden Prof. Dr. Türkkaya Ataöv’ün çalışmasının ve bireysel çabasının bile bazı tarihsel hadiselerin daha doğru okunmasını sağladığının artık diğer insanlar tarafından da görülmesi gerektiği ve “ben tek başına ne yapabilirim ki” düşüncesine son verilmesi


4- Ermeni ve Yunan lobilerinin bu konuda dünyaya verdiği saptırma ve yanlış bilgiler nedeniyle, dünya kamuoyunun yangını Türkler tarafından çıkarıldığı algısına sahip olması


5- Türkiye Cumhuriyeti’nin yurtdışında lobi faaliyetlerine daha fazla ağırlık vermesi gerektiği


Yararlanılan Kaynaklar


(1) – Kent Konak Dergisi – Uluslararası belgeler ve tarihi gerçekler ışığında – 1922 İzmir Yangını - https://www.konak.bel.tr/files/knk-ocak-2016pdf_22-02-2016_13-48-35.pdf


(2) – Yüz yıldır tartışılan yangının belgeleri : İzmir’i Ermeni çeteler yaktı. - https://www.yenisafak.com/gundem/yuz-yildir-tartisilan-yanginin-belgeleri-izmiri-ermeni-ceteler-yakti-3621031


Ayrıca – Armenian Falsifications – Prof. Dr. Türkkaya ATAÖV – New York, 2008



Comments


İletişim

Gönderini aldım, teşekkür ederim.

Sitenin tüm hakları Akdeniz Dergi'ye aittir.

bottom of page